Yazan
admin on 25 Haziran 2009

Herkes hemfikir; kredi kartı dağıtmak ekmek dağıtmaktan kolay oldu.Yalnız ekmekten farkı şu; bir yandan karın doyururken bir yandan da içimizi oyuyor.
Kartı kullanmasını beceremeyen vatandaşı kabahatli saydık. Tamam da bu beceriyi ölçmeden kart dağıtan bankaların hiç mi kabahati yok! Bankaların ürün rekabetlerinin kurbanı olan vatandaş, var olmayan gelirini harcamaktan geri kalmıyor, ekonomi böyle gittikçe de kalmayacak…
Merkez Bankası raporları da destekliyor üstelik; “Artan işşizlik ödemeyi güçleştirdi ancak vatandaş yine de kredi kartından vazgeçemiyor!”
İpin ucu kaçmış zaten. Bir soruyorsun bin ah işitiyorsun. Bakınız dert binbirçeşit;
-Bu krizde maaslar da çok tıkır tıkır ödeniyor ya! Kredi kartına mecburum.
-Kendimi bildim bileli ( bu arada vatandaş en çok 30′unda) kredi borcu ödüyorum. Hala da bitiremedim…
-Çocuğum şehir dışında üniversite de okuyor. Öğrenciye bu kadar kolay kredi kartı verilir mi? Kredi kartı öğrenciye, ekstreler veliye…
-Emekli maaşımla kredi kartımı yatırıyorum, geçinmek için kredi kartından alışveriş yapıyorum böyle sürüp gidiyor.
-900 milyon borcum vardı ödeyemedim takibe girdi, oldu 4,5 milyar. Avukatım pazarlık yaptı 1.200 öde dediler bitsin….
Dertleri dinledik, anlamaya çalıştık diyelim. Ancak çarşıda, sokakta, alışveriş merkezlerindeki bu kalabalık nedir? Kredi kartını nakit para taşımamak adına, kendi adına güvenli kullanan kaç kişi var? Çarşı pazardakiler nakiti olanlar mı kredi kartı olanlar mı? Kredi kartını asgari tutardan ödeyip alışveriş hızını alamayanlar mı?
Esnafa sorarsan hiç memnun değil; “Alışveriş yapanların yüzde 70′i kredi kartı kullanıyor. Ancak ben mal alırken tüccara paramı peşin veriyorum. Sıkıntı büyük” diyor.
Kahin olmaya gerek yok. Ciddi yaptırım yoksa hiçbir alanda ‘zedeliğin’ önünü alamazsın! Tıpkı araba kullanmak gibi. Sorsanız herkes araba kullanıyorum der, ancak güvenli araba kullanan kaç kişi çıkar! Kredi kartı canavarları yaratıldı vesselam! Kırmızı ışığı geçti, üstüne taklalar atıyor!
Kredi kartı zedelerine kan lazım. Kan lazım da, bu kan afmıdır? Temerrüde düşen 875 bin kişinin toplam 3.1 milyar lira borcu faiziyle 7 – 7.5 milyar liraya ulaşmış. Şimdi aftan sonra bu kullanıcılara mağdur mu diyelim akıllı mı bilemiyorum…
Ancak borcunu kapatmak için asgari ya da daha fazla ödeme yapan ve kendilerine enayi diyen çok fazla kişi var buna tanığım. Borcu 1 milyar olup, hep asgarisini ödeyebildiği için üzerine eklenen faizlerle 5 milyar borcu olan kişiler hala asgarisini ödemeye devam ediyor. Ve gelen af onlar için değil.
Çünkü bankalar için borcunun asgari tutarını ödeyen müşteri kötü müşteri değildir. Çünkü asgari hakkını kendisi tanımıştır ve borç sürekli artmaktadır. Her defasında “bu son af” denilse de, vatandaşın aklına cin fikirler geliyor, haberiniz olsun.
Mesela; “Ben bu borcu asgari ücretten ödeyince baya zararlı çıkıyorum, bana afta vurmuyor. Karar verdim asgariyi ödemeyip, takibe gircem. Bir afta bana vurur belki, ben enayimiyim” diyenler var…
Ne diyeyim; Bol bol harcayanlar az az ödeyecekler. Daha akılcı uygulamalar olmadıkça, bu hikaye burada bitmez!