Yaşamdan tasarruf

yasam1   

 Ekonomik anlamda tasarruf; yeni yatırımlar yapmak için kenara para koymak ya da paranın yatırım araçlarında değerlendirilmesini sağlamak olarak açıklanıyor.

Yani paradan para kazanmak!

Halk arasında ise tasarruf çoğunlukla tutumluluk, idareli tüketmek anlamına geliyor. Kimdir tutumlu insan; “Hem ihtiyaçlarını karşılayıp hem de geleceği için yatırım yapabilen kişidir.”

O zaman kolay bir hesap yapalım sizinle. Yakın çevrenizden 10 kişiyi düşünün, bu tanıma uyan 2 kişi bile çıkarsa şanslısınız demektir. Onlara özel itimam gösterin, yöntemlerini öğrenin! Ancak “tasarruf mu ediyorsun, kemer mi sıkıyorsun?” diye sormayı unutmayın.

Bu hesabı kendi çevremde yapıp, sorunun cevabını aldıktan sonra halk arasındaki tasarruf tanımını yeniden yapmak zorunda kalıyorum; “Eskiden halk arasında tasarruf çoğunlukla tutumluluk anlamına geliyordu. Günümüzde ise çoğunlukla kemer sıkmak deniyor!”

Anne babamızın bize sadece tutumluluğu aşılamak için söylediği “suyu boş yere akıtma, elektriği açık bırakma” sözleri artık yarattığımız küresel ısınmayı yenmek için kullanılır oldu.

Ya da en basitinden paramızı biriktirmeyi öğrendiğimiz, sonra dayanamayıp bazen paraları içinden aşırdığımız kumbaraların yerini artı puanlar, bonuslar aldı…

Bankaların simgesi artık kumbara değil kredi kartları…

Nerde benim o güzel atasözüm;

“Damlaya damlaya göl olur”…

Savurganlığa vurgu yapan “İşten artmaz dişten artar” sözü, krizle birlikte nasıl işten çıkarmanın gerekçesi oldu…

Bize son yıllarda empoze edilen sorgusuz sualsiz tüketimi ben de savunuyor değilim.

Ancak dikkatinizi çekmek istediğim konu; zorunlu tasarruf ederken başka şeyleri de tüketmeye başladığımız…

Tutumluluk kötü bir şey değildir elbette, ama bizi mutlu ediyorsa! Önemli olan; adına artık kemer sıkmak dediğimiz tutumluluğun sizi mutsuz eden kısmının ne kadar fazla olduğu. Aynısını örebileceğiniz bir kazağa 100 milyon vermiyorsanız ve bu sizi mutlu ediyorsa sorun yok. Ancak sırf ucuz diye 1-2 ay giyeceğiniz bir ayakkabı almak zorunda kalıyorsanız, ihtiyacınız olan birşeyden kendinizi alıkoyuyorsunuz demektir.

Yaşam için gerekli suyu, elektriği ve yakıtı bile nasıl kullanacağınızı düşünür olduysanız, çamaşır makinenizi nasıl kullanacağınıza, buzdolabınızı nasıl yerleştireceğinize başkaları karar veriyor ise hayatınız artık kontrolünüz altında da değil!

Üstelik, sizi ve ailenizi mutlu eden yaşam tarzından giderek vazgeçiyor, ihtiyacınız olan her istek bir soruya dönüşüyorsa, zamanı anlamsız tüketmeye ve artık yaşamdan tasarruf etmeye başlamışsınız bile!

Ve en kötüsü;  Artık keyfinizin kahyası da var haberiniz yok!

Üstelik bütün tasarrufunuz kahyaya kar kalıyor…

 

 

 

Yazar

Yazmaya alfabeyi öğrenmeden, muhtemelen hayal dünyasında başladı. Çocukken masallara şarkılar, gençliğinde aşklara şiirler, öğrenciliğinde derslere notlar yazarken, kendini ekonomi üzerine haberler yazarken buldu. Yazdığı en iyi şeyin hayatı olmasını isterken, 'Hayat'ı 'köşebaşı'nda yazmaya devam ediyor...

FOTO GALERİ

aykut-teyze anne-kiz gokcedaya-yolculuk Köy düğünü.jpg Büyükada.jpg Hey özgürlük.jpg Köy düğünü.jpg Şenlik Yürüyüşü.jpg dugun Martı2