Altın öğütler

mortgageKonut satışlarında patlamalar yaşandığında “zedeler” kavramımıza yeni bir zede eklenmemesi ümidiyle, ben de uyarıcı nitelikte yazılar yazmıştım.

Geçen 2 yıllık süreçte gördük ki henüz kredileri ödeyememe durumundan zedeler ortaya çıkmasa da, maket üzerinden ev alanların ve inşaatı yapan firmaların tam araştırılmaması nedeniyle mağdurlar ortaya çıkıyor yavaş yavaş…

2 haftalık tatil süremde en azından 2 haberle karşılaştım. Her ikisi de en büyük nüfuslu ilimizde yani küçük Türkiye’de; İstanbul’da geçiyordu.

Birincisi maket üzerinde evini alan ve anahtar tesliminde maket üzerindekinden çok daha farklı eve sahip olan vatandaşların isyanıydı. Diğeri ise trilyonlarla kaçan ve konutları yarım bırakan sahtekar müteahhitlerin haberiydi.

Ülke olarak bir ev tutkusu almış başını gidiyor. Nedeni yıllardır enflasyonun üzerinde kira artışı yapan ve buna bir dur diyecek yaptırımın hala var olmaması, ya da kirasını yükseltmek için yeni bir kiracıyı eve sokmak isteyen ev sahibinin kapıya dayanması olabilir.

Birde toplum olarak “Dünyada mekân, ahirette iman” sözüne bağlılığımızda elbette…

Bu nedenle, düşen faiz oranlarını çoğumuz kaçırmadık! Büyük oranla kredi alanlar ise orta gelirli vatandaşlarımız oldu. Dolayısıyla ekonomik kriz, küresel dalgalanma vs. dışında kendi elimizle mağdur olmamak için lütfen hem ödemelerimizi iyi ayarlayalım hem aldığımız konutun yatırımcılarına dikkat edelim.

Hele de yurtdışında yaşanan krize benzer konut finansman krizlerinin küçük boyutta da olsa yaşanabileceğinin sinyalleri verilirken.

Bugüne kadar piyasada alaylı üreticilerle konutlar yapıldı. Etrafınızda mutlaka işi yarım bırakıp kaçan, ya da aldığı paranın hakkını vererek iş yapmayanların konutzedesi olan tanıdıklarınız olmuş, hikâyelerini dinlemişsinizdir. 

Bu nedenle, alıcıların oldukça dikkatli, seçici olması gerekmektedir. Aşağıda uzmanların alıcılara yönelik hazırladığı, konut alırken yatırımcı firmada dikkat edilmesi gereken altın kuralları yer almaktadır, dikkatinize sunarım;

1-Tecrübe.

2-Mali yeterlilik.

3-Güven.

4-Verilen garantiler.

5-İlerleme hızı ve teknik kalite.

6-Mahal listesi.

7-Bankalarla kredi ilişkileri.( konut kredisi)

8-Çalışan personel kalitesi.

9-Daha önce gerçekleştirilen işlerin sınıfı.

10-Daha önce yapılan işlerde mimari görsellik zenginliği

11-Kalite kontrol sisteminde şeffaflık.

12.Süresinde veya süresinden önce teslim.

13.Daha önce yapılan işlerdeki müşteri memnuniyeti.

Memleket meselesi !

 

Sonunda uyarılar, çizilen karikatürler gerçek olacak!

Suyun her şeyden daha kıymetli ve daha pahalı olduğu günlere, artık petrol için değil su için savaşlar çıkacağı günlere az kaldı…

su1Denizin tuzlu suyunu içme suyuna çevirmek için çalışmalar uzun süredir yapılıyor. Firmalara az kaldı diye açıklamalar yapıyor. Tükenmez zannettiğimiz kaynaklar kuruyorsa, elbet sonsuza uzadığını zannettiğimiz okyanuslarda bir gün bitecek…

Balıklar, kuyumcu dükkanlarını andıran dükkanlarda satılacak. Gündemimiz susuz yaz, kurak geçen bir yıl ve gecikmiş bir gündemle en önemli mesele haline getirilen su tasarrufu. Bir damla suyumuzun boşa akmasına bile tahammülümüz yok…

Önlem alıyoruz şimdi!

Halı yıkayanları çatılara bakarak avlıyoruz. Üstüne akarsu ve göletleri, yap-işlet-devret modeliyle özelleştiriyoruz.Taslak çözüm paketine göre Türkiye genelindeki havzalar, sulama ihtiyacına göre bölgelere ayrılacak ve baraj yapımı için özel sektöre devredilecek.

Enerji Bakanlığı projesiyle, 49 yıllığına kiralanacak akarsularda tarımsal amaçlı sulama barajlarının özel sektöre yaptırılması amaçlanıyor. Projenin ikinci aşamasında ise barajlarda biriken suyun, içme suyu olarak değerlendirilmesi planlanıyor.  Söz konusu proje ile kamu eliyle değerlendirilemeyen ve boşa akan tatlı su kaynakları yapılacak barajlarda tutulacak ve tarımsal sulamada kullanılabilecek. Böylece devletin bütçeden kaynak aktarmaksızın tarımsal sulama barajına sahip olması hedefleniyor.

Yabancılarında olacağı yatırımcılar “ihale” değil “yarışma” modeliyle belirlenecek. Projeyi kim en hızlı yapacak, sulama için dekar başına en düşük fiyatı sunacaksa sözleşme o yatırımcı ile imzalanacak.

Devletin metreküp hesabıyla yaklaşık 3.1 milyar dolar gelir elde etmesi bekleniyor.Tabi bu projeler her kesimin alkış tuttuğu ve hemen kabullendiği projeler değil. Çünkü suyun devri gibi stratejik bir konu var ortada.

Anayasa’nın 43′ü ncü maddesinde “deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir” ifadeleri yer alıyor.

Dolayısıyla anayasa değişikliği gerektirip gerektirmediği sorusu gündeme geliyor. İşin hukuki boyutu, DSİ’nin verdiği hizmetin bir bölümünün özel sektöre devredilmesi, dolayısıyla tarım kesimine etkileri de sözkonusu.

Birde tabi işin en önemli kısımlarından fiyatlandırma var…

 Bu zamana kadar sulama programları çiftçiye kamusal işletmecilik anlayışıyla yapılıyordu. Ve kullandığı suyun ücreti yıllık belirleniyordu.  Kendi içinde belli bir programı ve denetimi olan sistem dışında, yeni özelleştirme projesinin gündeme gelmesi çiftçileri,  fiyatların artacağı ve tarımsal üretimin azalacağı düşüncesiyle endişelendirmekte.

Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, açıklamalarında bu projenin kuraklık nedeniyle gerçekleştirileceği düşüncesine katılmadığını belirtiyor ayrıca! Çünkü şu anda Tarım Bakanlığı’nın Ziraat Bankası ile birlikte gerçekleştirdiği damlama ve sulama projesinin yürütüldüğünü ve projeyi desteklediklerini belirtiyor.

Yani bir stratejik alanda daha özelleştirme yapılması henüz kabul görmüyor.Konu sadece Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın değil Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin ele alacağı, analiz edeceği, değerlendireceği önemli bir memleket meselesidir…

Üstelik tüm ülkelerde su stratejik hale gelmiş ve savaşların bu yönde olacağı öngörüleri varken!

Yazar

Yazmaya alfabeyi öğrenmeden, muhtemelen hayal dünyasında başladı. Çocukken masallara şarkılar, gençliğinde aşklara şiirler, öğrenciliğinde derslere notlar yazarken, kendini ekonomi üzerine haberler yazarken buldu. Yazdığı en iyi şeyin hayatı olmasını isterken, 'Hayat'ı 'köşebaşı'nda yazmaya devam ediyor...

FOTO GALERİ

Martı2 Köy düğünü.jpg Şenlik Yürüyüşü.jpg Büyükada.jpg dugun aykut-teyze Köy düğünü.jpg anne-kiz Hey özgürlük.jpg gokcedaya-yolculuk