“Hava Kirliliği” değil, “Mücadele Birimi” bitti!
Levent Gencelli dün yayımlanan “Dumanaltı” başlıklı yazısı ile Bursa’daki hava kirliliğini kaleme aldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in 2007 yılı Ocak ayı hava kirliliği istatistiklerinin açıklanmasıyla kaleme alınan köşe yazısına, komşu köşe yazarı olarak ilaveler yapmak istiyorum.
Daha doğrusu Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Sınmaz ile sohbet ederken bana ilginç gelen bir bilgiyi belki benim gibi duymamışsınızdır diye paylaşıyorum. Ama öncesinde haber olan sözkonusu hava kirliliği değerlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından hava kalitesi ölçümü yapılan il ve ilçe merkezlerinden elde edinilen sonuçlara göre açıklandığını hatırlatayım.
Ayrıca Bursa Sağlık Müdürlüğü’nün www.bsm.gov.tr adresinde Bursa Merkez Hava Kalitesi Ölçüm Haritası üzerinde değerleri bulmak mümkün. Bursa şehir merkezinde hergün 10 istasyonda yapılan hava kalitesi ölçüm sonuçları günlük olarak haritaya işlenmekte.
Web sitesinde sınır değerlerden tutun da hava kirliliğinin tanımı, insan sağlığına, doğaya, eşyaya etkilerine kadar son derece ayrıntılı ve detaylı bilgiler yer almakta.Bursa Valiliği’nin henüz güncellenemeyen sitesiyle karşılaştırdığımızda doyurucu bir web sitesine sahip olduklarını söylemem yanlış olmaz…
Asıl konumuza dönersek TÜİK tarafından yapılan açıklamada ocak ayında kükürtdioksit ortalamalarındaki hedef sınır değeri artan merkezler arasında Bursa (İnegöl) da yer alıyor. Söz konusu dönemde partiküler madde (duman) ortalamalarında ise Bursa (Merkez)’da yüzde 84 oranında artış olduğu bilgisi veriliyor.
Hava kirliliği dediğimiz zaman hemen aklımıza kış mevsiminde sobalardan çıkan dumanlar geliyor. Bu düşüncedeyken heryerde katı yakıt kullanılmazsa ve doğalgaz yaygınlaşırsa hava kirliliğinin hiç yaşanmayacağını düşünüyoruz. Yanlış bilgi değil, olumlu etkisi elbette çok olacak. Ancak Sağlık İl Müdürlüğü’nü kaynak göstererek, hava kirliliğinin nedenleri konusundaki şu bilgiyi de kulak ardı etmeyelim;
“Türkiye’de bilinen hava kirliliği genel olarak evsel ısınma ve taşıtlardan kaynaklanmakta, endüstriyel merkezlerde bu kaynakların üzerine endüstri emisyonlarından meydana gelen kirlilik eklenmektedir. Son yıllardaki hızlı ve plansız şehirleşme, endüstrilerin yer seçiminde yapılan hatalar ve endüstri emisyonlarına etkili bir tanıtım uygulanamaması, dünyada 1960′lı yıllarda çözülmüş olan yerel kirlilik sorunlarının Türkiye’de hızla artmasına neden olmuştur.
Türkiye, endüstrileşmiş Avrupa ülkelerine çok yakın olduğundan sınırlar ötesi kirletici taşınımının neden olduğu bölgesel kirlilik sonuçlarının varlığı da beklenmekle birlikte, bu konuda yapılan herhangi çalışma olmadığından, bu tür kirliliğin düzeyi hakkında herhangi bir veri bulunmamaktadır”….
Gelelim yazımın başlığında söz ettiğim KMO Bursa Şubesi Başkanı Vahap Sınmaz ile yaptığım sohbete;
Vahap Bey’e Kimya Mühendisleri Odası’nın da içinde yer aldığı Bursa’da hava kirliliğinin önlenmesine yönelik kurulan Hava Kirliliği ile Mücadele Birimi’ni sorduğumda; “Artık yok” dedi…
“Nasıl yok, hava kirliliği mi bitti?” diye sordum yarı şaşkın yarı gülerek…
Cevabı yukarıdaki istatistiklerden de anlaşıldığı üzere tabi ki ; “Hayır”
Hava Kirliliği değil ama Birim’in mücadelesi bitmiş ne yazık ki!
Sözkonusu birimin bünyesinde : Bursa Valiliği (İl Çevre Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü), Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Çevre Koruma Daire Başkanlığı, Zabıta Müdürlüğü), Yerel Gündem 21, Uludağ Üniversitesi (Müh.Mim.Fak. Çevre Mühendisliği Bölümü), T.K.İ. Bölge Müdürlüğü, TMMOB (Maden, Makine, Kimya, İnşaat, Çevre Mühendisleri Odaları), Bursa Tabipler Odası, Baro, Ticaret ve Sanayi Odası, Mahrukatçılar Odası yer alıyordu.
Bursa’da hava kirliliği konusunda kimsenin Bir şey yapmadığı anlamına gelmemeli tabi bu durum. Çünkü Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin , Çevre ve Orman Bakanlığı’nın katı yakıt denetim ile idari yaptırım yetkisini devretmesi ile çalışmalar yaptığını biliyoruz.
Ancak Birim’in içinde yer alan kurum ve kuruluşlara bir bakın!Hayal ettiğimiz şey bu değilmi; herkesin el ve akıl birliği ile kent için çalışmasını, katkı koymasını sağlamak.
İstediğimiz şey ; Etkin çalışamadığı için birimlerin dağılması ve kent içinde başka dağılmalara neden olması değil,
Değil mi?



Sigara kullanmıyorum.Kullanan herkes için üzülüyorum. Özellikle sokaklarda, ergenlik çağındaki çocukların kalem tutan ellerine hiç yakıştıramıyorum.